Boş kağıt ve ben! Çok çaresizim! Yazmak ne zor iş!
Özellikle benim gibi tembeller için.
Bu yazarlar nerden buluyolar bu kadar yazıcak şeyi anlamıyorum.
Oturuyorum -ki aslında kaykılıyorum- konsantre olmaya çalışıyorum,
hiç bi şey çıkmıyo.
Ama artık mecburum yazmaya. Çünkü yapıcak başka bi işim yok.
Şimdi hikayeler anlatmak gerek, iyi benzetmeler yapmak gerek,
bunun için düşünmek, kafa patlatmak gerek!
Halbuki oturduğum yerde, yazıların bana vahiy gibi gelmesi gerekirdi.
Yazının akması, şiddetli bir ilhamla, huşu içinde
kendi kendine yazılması gerekirdi.
Meğer öyle olmuyomuş. Yıllardır bekliyorum, hiç bişeyin aktığı gürlediği yok!
A-a! Bi dakka. Demek böyle yazarken yazarken geliyomuş insanın aklına!
Bak yazıcak bi konu buldum şimdi.
Tembellik!
En iyi bildiğim şey olduğu için, yazmaya bu konuyla başlamak
benim için çok anlamlı oldu.
Teşekkürler Tanrım!
Türkçe'de "tembellik yapmak" diye bildiğmiz eylem,
aslında hiç bir eylem içermemesiyle harika bir kelime öbeğidir.
"Yapmak" ekiyle fiileştirilmeye, kendisine bir eylem süsü verilmeye çalışılmış ama olmamıştır.
"Tembellik yapmak" Türkçe'ye bile kafa tutmuş, "ruhuma asla" demiştir!
Yemek yaparsın, seks yaparsın, resim yaparsın ve
"yapmak" eyleminden doğan bir takım somut sonuçlara varırsın.
Tembellik yapınca n'olur?
Koca bir hiç! ne kadar özgürleştirici!
Tembellik yapmak için, hiç bi eyleme gerek yok.
Bundan daha güzel bi şey var mı hayatta!
Ya da boşlukları istediğin gibi doldur işte. Özgürsün yani.
Bütün gün yerinden kalkma, 5 dakika bi yöne sabit bak,
tv kumandasına uzanmak için ayaklarından yardım al,
ama istemediğin hiç bi şeyi yapma.
Tembellik yap!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder