Duydunuz mu bilmem, yurt dışında bi ajansın sudan tasarruf kampanyası bu, "Çişini duşta yap..." Bunlar medeni seviyelerine güvenip, kardeşim nasılsa sabah akşam duş alıyosun, çişini de orda yap ki, sifonu fazla kullanma" diye girmişler olaya.
Halbuki tasarrufun daha kesin sonuçlu yöntemleri var, haberleri yok. Kim uyguluyo bu yöntemleri?
Tabbii ki biz Türkler!
Her şeyden önce duş yapmıyoruz ki çişimizi de duşta yapalım.
Bi kere en büyük tasarrufumuz burdan. Herkes örnek alsın.
Hatta tüm dünyaya, fazlasıyla tasarruf edebilicekleri başka öneriler de sunabiliriz. Tuvalet-banyo, bizim su tasarrufu konusundaki uzmanlık alanımız çünkü!
Öncelikle tuvalette işimiz bittikten sonra
- özellikle iş yeri, cafe gibi kamuya açık alanlarda-
sifon çekmiyoruz. Bu önemli! Çünkü her gün 10'larca insan giriyo bu tuvaletlere,
öyle herkes sifon çekse n'olur bu dünyanın hali, su kalmaz!
Tuvaletten çıkarken kesinlikle ellerimizi yıkamıyoruz. Ne gerek var, gün içinde illa ki bi daha giricez tuvalete. Her seferinde el yıkamak olur mu!Küresel ısınma var.
Her gün duş almak bizim için zinhar yasak!
El oğlunun en büyük problemi burda aslında.
Adamlar dünyada su bırakmadı yahu!
Sabah akşam yıkan yıkan, n'oluyosun!
Bunların taharet muslukları da yok, her tahliye işleminden sonra haydaa duşa! Yazıktır!
Temennim, tüm dünya bizi örnek alsın.
Herkes ayda ortalama iki kere yıkansın, doğal yaşasın, doğal koksun,
doğayla uyumlu olsun.
Dünya çöl olmasın!
Biz asırlardır böyle yaşıyoruz ve davamızda kararlıyız.
Öyle artis artis kampanyalarla da olmaz bu iş.
Reklam sonuç almak için yapılır, ödül almak için diil!
Bakın, yazının sonuna kadar yüzlerce litre su tasarrufu yaptık bile.
Zaten bizim zararımız bi kendimize.
Aslında, dünyayı kurtarıyoruz da haberimiz yok!

